Şu anda web sitemizin eski sürümünü kullanıyorsunuz.

Yeni sürüme geçmek için tıklayınız.

AnaSayfa > Vedat KILIÇ > Tüccarın mahalle kavgası

Tüccarın mahalle kavgası

Geçtiğimiz hafta sac tüccarı bir arkadaşım Erdemir’de yeni uygulamaya konulan sistemi anlatınca bunun haber değeri taşıdığını düşünerek gündeme getirmek istedim. Malumunuz Cuma günü sel felaketi yaşanması dolayısıyla haberi yayına vermekte de geciktik.

11.Haziran.2014 Çarşamba 13:34
A A A

Karadeniz Ereğli ilçesinde 1990’lı yılların başından itibaren büyümeye başlayan sac ticareti 2000 yılına gelindiğinde tavan yaptı. Öyle ki 2000-2005 yılları arasında ilçedeki sac tüccarı sayısı 500-600’lere kadar çıktı. Sac ticaretinin çok kar getirmesi pazardaki limoncuyu bile bu işi yapmaya itti. O günlerde “Pazarda ki limoncudan sac tüccarı olmaz” diyenlere biz “Bırakın yapsınlar. Adam sac ticareti yapmayı başarabiliyorsa, ilçe ekonomisine katma değer sağlayabiliyorsa bırakın yapsınlar” savunmasını yapmıştık. Sektör Türkiye’de 1999 ve 2001 yıllarında yaşanan büyük ekonomik krizlerden etkilenmemiş, Ereğli’de o tüccarlar sayesinde krizi görmemişti. Sac tüccarlarının Ereğli ekonominse yaptıkları katkı hiçte azımsanacak gibi değildi. Bu günkü parayla ayda 10 milyonlarca TL ilçe ekonomisine para girdisi sağlıyorlardı.

Ve dahası o sac ticaretinden sermaye elde edenler bu gün Organize Sanayi ve Topçalı, Bölücek ve Hamzafakıhlı bölgesinde ki fabrikaları kurdu. Bu gün o tesislerden 2-3 bin kişi çalışıp ekmek yiyor.

Erdemir’in özelleştirilmesinin ardından sac tüccarına karşı uyguladığı katı politikalar 100’lercesinin iflasına neden oldu. 2006 yılından 2014 yılına kadar görev yapan her yönetici ayrı bir sistem denedi Her denenen sistem Ereğli tüccarını zora soktu.

Ereğli tüccarı en büyük darbeyi hiç kuşkusuz Fatih Tar’ın Yönetim Kurulu başkanlığı yaptığı dönemde yaşadı. Öyle ki Tar, Ereğli’de Erdemir’in malını hiçbir ücret talep etmeden satmaya çalışan, ofis açıp, eleman çalıştırıp masraf yaparak Erdemir’in ücretsiz satış temsilciliğini yapan tücarı yok etme politikalarını bir bir devreye soktu. Fatih Tar döneminde satışın Ereğli’den İstanbul’a taşınması, 300’e yakın satış elemanı alınıp Erdemir’in malını kendi satma çabası Ereğli’de ki tüccarı bitirdi.

Bu gün gelinen noktada Ereğli’de ki sac tüccarı sayısı 15-20’lere kadar düştü.

Geçtiğimiz hafta sac tüccarı bir arkadaşım Erdemir’de yeni uygulamaya konulan sistemi anlatınca bunun haber değeri taşıdığını düşünerek gündeme getirmek istedim. Malumunuz Cuma günü sel felaketi yaşanması dolayısıyla haberi yayına vermekte de geciktik.

Sac tüccarlarının büyük çoğunluğu haberimizin doğruluğunu teyit edip, desteklerini ilettiler.

Ancak Aydın Demir arkadaşımın haberimizle ilgili kaleme aldığı yazıyı hayretler içerisinde okudum. Ereğli Haber’den “Bir takım basın yayın organları” diye bahsetmesini kendisine ve aramızdaki dostluğumuza (!) yakıştıramadım. Aydın Demir geçmişte yaşadığı her mağduriyette şahsımı aramış, bizden destek istemiş ve bizde vermişizdir. Kişisel kavga dışında ki her açıklamasını çalıştığım gazetelerde haber olarak değerlendirmişimdir. Çünkü Aydın Demir’de bu ilçede sac ticareti yapmaya çalışan ve Ereğli ekonomisine katma değer sağlayan insanlardan bir tanesi.

Biz Ereğli tüccarına sahip çıkarken Erdemir’e yada onun yöneticilerine karşı da hasmane bir tutum içerisinde değiliz. Ne Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ali Pandır Bey ile nede Erdemir Genel Müdürü Sedat Orhan Bey ile bir alıp veremediğimiz yok.

Geçmişte sac tüccarına sahip çıkmamızdan dolayı maddi olarak Erdemir’in kurumumuza karşı büyük baskıları olmuştur. Bu günde aynı durumu yaşayabileceğimizi bile bile bir gerçeği gündeme getirdik.

Biz haberimizde Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı ile Genel Müdürü’nün kimseye randevu vermediğini yazdık.

Ereğli TSO Başkanı Sayın Yaşar Tetiker’in bile üyeleri ile ilgili bir konu olduğunda görüşme taleplerinin yerine gelmediğini basına açıkladığını biliyoruz. Ticaret Odası Başkanı Yaşar Tetiker’in ulaşamadığı Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü’ne diğer tüccarların ulaşması çokta mümkün olmaz sanırım.

Aydın Demir’in açıklamasının içeriğine girmek istemiyorum. Ereğli’de ki tüccar top yekün hareket edeceği yerde, bir birleri ile kavga ettikleri müddetçe bir arpa boyu bile yol alamaz. Bu tür bireysel kavgalar kendi kendini hançerlemekten başka bir işe yaramaz.

Aydın Demir, Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü’ne sahip çıkarak birilerini hedef yaptığında “Afferin” bekliyorsa çok aldanıyor. Sayın Ali Pandır, “Aydıncığım bizi çok güzel savunmuşsun, aferin sana” mı diyecek?

Siz sac tüccarları batarken bile birbirinizle böylesine saçma sapan kavgalar içerisine girerseniz söylenecek çokta fazla bir şey yok.

Keşke Aydın Demir, birilerine sataşmak yerine yeni sistemle ilgili bir şeyler söyleyebilseydi. Keşke Aydın Demir, Ereğli tüccarı ve Erdemir’in ortak çıkar sağlayacağı bir çözüm sunabilseydi.

Bunlar "Sen benim tavuğuma niye "kış" dedin" babından mahalle kavgası.

Ben her şeye rağmen Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası’ndan umutluyum. 

Tecrübeli bir başkan ve genç beyin takımından oluşan Ereğli TSO yönetimi bu güne kadar sabırla bekledi. Bundan sonra ise sabırdan öte hem Erdemir kanadının hem de Ereğli tüccarının top yekün menfaatine olacak çözüm önerilerini masaya koymalı.

Hoşçakalın!..

 

 

Bu haber 2780 kez okunmuştur
Yorumlar
YORUM EKLE
Henüz yorum yapılmamış.

Bu kategorideki diğer haberler