Şu anda web sitemizin eski sürümünü kullanıyorsunuz.

Yeni sürüme geçmek için tıklayınız.

AnaSayfa > Sağlık > TABİP ODASI VE AİLE HEKİMLİĞİ DERNEĞİ'NDEN "NÖBET" AÇIKLAMASI

TABİP ODASI VE AİLE HEKİMLİĞİ DERNEĞİ'NDEN "NÖBET" AÇIKLAMASI

Zonguldak Tabip Odası Başkanlığı ile Aile Hekimliği Derneği Başkanlığı tarafından ortaklaşa basın açıklaması yapıldı.

01.Temmuz.2014 Salı 16:28
A A A

Ereğli Haber - Zonguldak Tabip Odası Başkanlığı ile Aile Hekimliği Derneği Başkanlığı tarafından ortaklaşa basın açıklaması yapıldı.
Zonguldak Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Kemal Serdar Özalp ile Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Kamil Güney tarafından İl Sağlık Müdürlüğü önünde Acillerde nöbete karşı ortaklaşa basın açıklaması yaptılar.
Öncelikle Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Kemal Serdar Özalp yaptığı açıklamada, “Sağlık Bakanı Müezzinoğlu ‘Acil Nöbet’ konusunda ‘Aile hekiminin muhatap olduğu kitlenin karşısında daha fazla zamanda bulunmasını istiyoruz’ diyerek asıl niyetini ortaya koymuştur. Sağlık Bakanlığı, ASM çalışanları için uzun ve esnek çalışma modelini yaşama geçirmek adına, hastane acillerinde yaşanan sorunları ya da ‘acil nöbeti’ olmadan hekimlik yapılamaz gibi türlü bahaneleri gerekçe göstererek kamuoyunu yanıltmak istemiştir. Ancak her seferinde bu gerekçelere sığınarak çalışanların kazanılmış haklarını elinden almaya çalışan Sağlık Bakanlığı inandırıcılığını yitirmiştir. Bu konuda defalarca yapılan basın açıklamaları ve kitlesel eylemlerle sesini duyurmaya çalışan ASM çalışanları, sadece kendi hakları için değil, toplumun nitelikli sağlık hakkı için de bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüğünü ve sürdürmeye devam edeceğini kamuoyu ile paylaşmıştı. Acil servis hekimliği farklı bir mesleki eğitim süreci gerektirmektedir. Acil birimlerde sağlık hizmeti sunan çalışanlar, belirli periyotlarda bilgi becerilerini yinelemek için bir takım eğitimlerden (İleri Yaşam Desteği, Çocuk İleri Yaşam Desteği, Travma Resüsitasyon Kursu ve Temel Modülü) geçerler. Acil sağlık hizmetlerini bu alanda yeterli mesleki eğitimi ve deneyimi olmayan sağlık çalışanlarıyla gidermeye çalışmak halkın sağlığını tehlikeye atmak anlamına gelmektedir. Acil sağlık hizmetlerindeki sorunların, birinci basamak sağlık hizmetlerinin içinin boşaltılarak giderilemeyeceği, hastane acillerinde her an şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının güvenliğini bile sağlamada acizlik gösteren bir yönetimin bu kararlarla şiddeti ASM ve TSM’lere taşıyacağı bilinmelidir. Sağlık Bakanlığı’nın ASM çalışanlarına dayattığı hastane acillerinde ve 112 istasyonlarındaki nöbet uygulamaları ne çalışanlar ne de toplum nezdinde kabul görmemiştir. Sağlık çalışanları yüzde 90 oranında bu haksız görev ve sorumluluk kavramlarıyla bağdaşmayan, hukuka uygun olmayan nöbetlere gitmemişlerdir, gitmeyeceklerdir. Hastane acillerine konan nöbetlere giden hekimler ise nöbet başına 2,5 hasta bakmışlardır. Yıllardır kanayan yaramız olan “Sağlıkta Şiddet Yasası” bir türlü çıkarılamazken nöbet konusunda neden bu kadar ısrarcı olunduğu da anlaşılamamıştır.
Konuyla ilgili yasa tasarısı Meclisin Sağlık ve Bütçe Komisyonlarında görüşülürken, sağlık çalışanlarının en büyük meslek kuruluşu TTB ve diğer sağlık örgütlerimiz sürece müdahil olmuş, tasarıyla ilgili itirazlarını vekillerimize ve Sağlık Bakanlığı’na defalarca iletmiş, gerekli uyarılarda bulunmuşlardır. Birçok yerde hasta-hekim ilişkisi güven ve saygının ötesine geçmiştir. Uğruna çalıştığımız, yıllarımızı verdiğimiz halkla karşı karşıya getirilmek isteniyoruz. Bütün olup bitenler bizim canımızı acıtıyor. Hekimlik çok sıkıntılı ve çok zor bir süreçten geçiyor. Şu anda hekimlerin geldiği yer hiç de iyi bir yer değildir. Sağlık Bakanlığı’nın meselelere çözüm odaklı bakmasının önemini, çalışanların görüş ve önerilerini dikkate almadan yapılacak düzenlemelerin yaşam bulamayacağının bilinmesini bir kez daha hatırlatıyoruz. Biz hekim ve sivil toplum kuruluşları olarak toplumsal ve sosyal olaylarında bir parçasıyız. Güven ve saygı üzerine inşa edilmiş bir toplum ve hekim ilişkisi istiyoruz. Bizlere kulak verildiğinde halka da kulak vermiş olunacaktır. Kendi haklarımız, mesleğimiz, geleceğimiz ve halkın nitelikli sağlık hizmeti alma hakkı için kararlılıkla sürdürdüğümüz mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz. Hipokrat’ın yeminine sadık kalarak, mesleğimizin gerekenlerini yerine getireceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz” dedi.
Ardından da açıklama yapan Zonguldak Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Kamil Güney ise “Sağlıkta dönüşümün en önemli ayağı olan aile hekimliği uygulaması, aile hekimlerini hastanelerde nöbetçi hekim dolgusu olarak kullanılmak istenmesinin yanında, en son TBMM Sağlık ve Plan-Bütçe Komisyonlarında kabul edilen yasa tasarısıyla, aile hekimlerine ASM ve TSM’lerde nöbet uygulamasının getirilmek istenmesiyle, bitirilme noktasına gelmiştir. Her yıl hastane acil servislerine yapılan 90 milyon acil başvuru için gerekli ve gerçekçi önlemleri alamayanlar, vatandaşlarımıza sorumluluk veremeyenler, başarısız yönetim anlayışlarını gözden geçirmek yerine, bu başarısızlıklarını aile hekimleri vasıtasıyla kapatma yolunu tercih etmişlerdir. Bunun için aile hekimlerini hastanelerin acil servislerinde nöbet için görevlendirmişler, bu görev ifa edilmeyince şimdi de ASM ve TSM’lerde nöbet görevi verilmek istenmektedir. Türkiye’de aile hekimliği uygulaması ile aşılama konusu ciddiyetle izlenmekte, her birey aile hekimi tarafından yakından takip edilmektedir. Aile hekimliği uygulaması öncesinde, 2000 yılında aşılama oranları yüzde 80’ler seviyesinde iken aile hekimliği uygulaması ile aşılama oranları yüzde 97’lere kadar ulaşmıştır. Türkiye, aile hekimliğiyle, aşılama oranlarında yakaladığı başarılarla dünyada örnek ülkelerden biri haline gelmiştir. 2011 yılı verilerine baktığımızda Türkiye de ki aşılama oranının yüzde 97 olduğu, Avrupa da aşılama oranının ise yüzde 94 seviyelerinde kaldığı görülmüştür. Bütün bu koruyucu sağlık hizmetlerinin yanında aile hekimleri kolay ulaşabilir hekimler olarak, halkımıza tedavi edici sağlık hizmetlerini her zaman kaliteli olarak sunmaktadırlar. Ülkemizde başarıya ulaşan Aile Hekimliği Uygulamasını temelden sarsarak, Aile Sağlığı Çalışanlarına yeni angaryalar getirilmeye çalışılmasını kınıyoruz. Bu ana kadar yaptığımız çalışmalar ile Türkiye’nin sağlık göstergelerini gelişmiş ülkelerden ileriye taşıdık. Bunu yaparken gelişmiş ülkelerdeki meslektaşlarımızdan 4 kat daha fazla çalıştık. Bu ülkeye tarihinde görülmemiş kalitede aile sağlığı merkezleri kazandırdık. Biz işimizi yapmak istiyoruz. Bizi artık ailenin parçası olarak gören hastalarımıza Uluslararası yasalarla belirlenmiş çalışma saatleri içinde, hizmet etmek istiyoruz. Angaryalarla boğuşmak istemiyoruz. Anayasal dinlenme hakkımız görmezden gelinerek getirilmek istenen, Adli nöbetler, Defin nöbetleri, Acil nöbetleri, ASM ve TSM nöbetleriyle ayda 320 saati aşabilecek bir çalışma şeklini kabul etmiyoruz. Aile Hekimliği Uygulamasındaki sorunları düzeltmeden vazgeçtik; bari artık Aile Hekimliği Uygulamasına zarar vermeyin. ‘Nöbet’ adı altında getirmeye çalıştığınız 2. basamak sağlık hizmetlerindeki çarpıklığı düzeltme çabalarınıza biz alet olmayacağız. Getirilmeye çalışılan adı ne olursa olsun, yeri nerede olursa olsun nöbet angaryasını kabul etmiyoruz. Biz bu ülkeye hak ettiği kalitede aile hekimliği hizmetleri vermeye devam edeceğiz. Biz aile sağlığı çalışanları olarak görevimizi yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kaynak : İHA
Bu haber 3458 kez okunmuştur
Yorumlar
YORUM EKLE
Henüz yorum yapılmamış.

Bu kategorideki diğer haberler