Şu anda web sitemizin eski sürümünü kullanıyorsunuz.

Yeni sürüme geçmek için tıklayınız.

AnaSayfa > Vedat KILIÇ > Tünelin o tarafı - bu tarafı

Tünelin o tarafı - bu tarafı

Karadeniz Ereğli son dönemlerde üzerine ölü toprağı serpil bir kent haline geldi. Yığınla sorun ve sıkıntı var ancak ortada bu sorunlara el atacak, kenarından tutup çözecek, en azından çözmek için çaba sarf edecek yöneticileri göremiyoruz.

27.Eylül.2016 Salı 12:36
A A A

10 yıl öncesine kadar ekonomisi, sosyal ve kültürel yapısı ile Türkiye’de neredeyse 50 ili geride bırakacak düzeyde olan Ereğli, Erdemir’in özelleştirilmesi sonrası geriye gitmeye başladı. Sebep elbette sadece Erdemir değil. Oradan darbeyi yedik ama devamı da sürekli geldi. Önce tersaneler patladı, ardından Kandilli’de özelleştirilen maden ocağı, irili ufaklı fabrika ve sanayi tesisleri bir bir iflas etti, kapandı. İlçede kurulu 400 kadar sac tüccarı ve 1000’e yakın bireysel kamyoncu da bu tufandan nasibini aldı ve iflas bayrağını çekti.
Tüm yaşadığımız olumsuzluklara rağmen genel hükumetin Ereğli ilçesine elle tutulur ne bir teşvik nede bir yatırım yapmaması bizi kaderimizle baş başa bıraktı.
Siyaset kendi iç çekişmelerinden ilçenin gerçek sorunlarına bir türlü odaklanamadı. Öyle bir zaman geliyor, tam sorunlar gündeme getiriliyor, çözüm için ciddi çabalar sarf ediliyor, 3-5 ay sonra bir bakmışsınız unutulup gitmiş her şey. Gündem yine kişisel rant kaygısı ve kavgasına dönmüş.
Örnekmi; Ereğli Eğitim Kampüsü.
2014 seçimleri öncesi gündeme geldi. Gündeme getiren Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yaşar Tetiker. Sonrasında dönemin milletevkili Ercan Candan sahiplendi ve belli bir noktaya getirdi. Faruk Çaturoğlu 7 Haziran seçimlerinde önemli girişimlerde bulundu ve eski hastane binalarının yer aldığı arsanın üniversiteye tahsis edilmesini sağladı. Bundan sonrası ise tam bir muamma.
Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer 2 yıl öncesine kadar Ereğli’yi heyecanlandıran açıklamaların da bir takım taahhütlerde bulundu.
Ne demişti?
“Siz yer işini halledin, gerisini biz hallederiz.”
Yer işini hallettik, ne oldu gerisi?
Rektör bey müjde olarak geçen yıl bize “Ereğli’ye Turizm Fakültesi kazandırdık” açıklamasını yaptı.
Hani nerede Turizm Fakültesi? Dekanı, müdürü, idari personeli atandığı halde neden öğrenci almadı bu sene?
Kimine göre yer bulunamadı, kimine göre yer istenmedi.
Sonuçta kaybolup gitti.
Açıkçası son bir yılda bu işin üzerinde ciddi manada duran da olmadı.
Şimdi gelelim yazımızın başlığı ile ilgili bölüme.
Bülent Ecevit Üniversitesi’nin öğrenci mevcudu geçen yıl 25 bin civarındaydı. Bizden ekonomi ve nüfus olarak çok geride olan, kuruluş hikâyesi 10 yıla dayanan Karabük Üniversitesi bile 45 bin öğrenci mevcudunu aşmışken biz henüz 35 bine ulaşabildik.
Ulaştık ta bunun Ereğli ve Alaplı’ya dağılımı nedir?
Rakamlara bakalım;
Ereğli Eğitim Fakültesi’ne bu yılki yeni kayıt 589,
Yatay geçişten 63 olmak üzere toplam 652 öğrenci,
Ereğli Eğitim Fakültesi’nin yeni kayıtlarla birlikte bu yılki toplam mevcudu 2 bin 548 öğrenci,
Denizcilik Fakültesi’ne bu yıl 129 öğrenci gelmiş ve toplam öğrenci sayısı 341’e ulaşmış,
Denizcilik Meslek Yüksek Okulu ile Ereğli Meslek Yüksek Okulu’na bu yıl 300 öğrenci kayıt olmuş ve toplam mevcudu 637 olmuş. Geçen yıl BEÜ’ye bağlı Ereğli’deki fakülteler ile meslek yüksekokulundaki öğrenci mevcudu 3 bin 317 iken bu yıl sayı 3 bin 526’ya çıkmış.
Turizm Fakültesi ise her şey hazır olmasına rağmen açılmamış.
Gelelim Alaplı’ya…
Alaplı Meslek Yüksek Okulu’na bu yıl 870 yeni öğrenci kaydı yapılmış ve öğrenci sayısı 3 bin 50 olmuş. Geçen yılki öğrenci mevcudu ise 3 bin 100.
Yeni geçen yıl Ereğli ve Alaplı’da üniversite öğrencisi sayısı 6 bin 417 iken bu yıl sayı 6 bin 576’ya yükselmiş. Ne kadar öğrenci artmış 159. Bülent Ecevit Üniversitesi’nin genelde ki öğrencisi sayısı artışı ile Ereğli ve Alaplı’da artan öğrenci sayısını karşılaştırdığınızda başlığa neden “Tünelin o tarafı – bu tarafı” diye yazdığım daha net anlaşılacaktır.
Tablo böyle iken Ereğli ve Alaplı maalesef ayakta uyuyor. Vekil ortalarda yok, ilçe başkanları bu iki ilçede her şey dört dörtlükmüş gibi bir hal içerisinde, belediye başkanlarının sesi çıkmıyor, STK’lar ise adeta kış uykusunda.
Ereğli ve Alaplı’nın artık bu işlere uyanma vakti gelmiş ve geçmektedir. İki ilçeden 15 oda, dernek yada sendika yöneticisi bir araya gelse, Zonguldak’ta vali ve rektörün kapısını aşındırsa bu iş çözülür.
Zonguldak’ı merkezden yönetip, tüm yatırımları merkezde toplamaya çalışan, Ereğli ve Alaplı’yı her fırsatta dışlayan, üvey evlat muamelesi yapanlara “Bizde bu ilin iki ilçesiyiz” deme vakti gelmiştir.
Zonguldak’ı yönetenler “Ereğli neden il olmak istiyor?” yanıtını sanırım yukarıda verdiğim rakamlardan anlamıştır. Artan öğrenci sayısının ne anlama geldiğini burada açıklamama gerek yok herhâlde.
Zonguldak valisi ve rektörü merkez ilçe yöneticileri gibi davranmazsa, siyasi partilerin il başkanları merkez ilçe başkanı gibi bencillik yapmazsa, genel bütçeden gelen payları ilçelere eşit miktarda paylaştırsa ortada zaten adaletsizlik olmaz.
Size yakın bir tarihte çok çarpıcı bir örnek daha sunacağım.
Zonguldak’ın bir beldesine 4 milyon TL’nin üzerinde bir yatırım yapılmış. Koca binayı dikmişler, tefrişatını tam teşekküllü yapmışlar.
Yatırım o bölgeye yapıldıktan sonra, bunun bir ihtiyaç olmadığını anlamışlar.
O, 4 milyon TL’nin üzerindeki yatırım ne halde şu anda biliyor musunuz?
Bina atıl vaziyette ve kullanılmıyor.
Yazık günah değil mi kardeşim, bu milletin parasını çöpe atıyorsunuz?
Bu konuyu sizlerle ilerleyen günlerde detaylı bir şekilde paylaşacağım.
Gelelim Erdemir meselesine.
Erdemir yönetimi yıllar önce ilçeye bir metalürji fakültesi yapmak için söz verdi, protokoller imzalandı?
Ne oldu bu protokol?
10 yıldan bu yana her yıl yüz milyonlarca dolar kar eden, ilçeye kuru işçi maaşı dışında hiçbir katkısı olmayan Erdemir yönetimi bu sözünü neden tutmuyor?
Vali, milletvekili, belediye başkanları, ilçe başkanları, STK temsilcileri bu işleri neden takip etmiyor?
Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban, Ak Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, Ereğli, Alaplı, Gülüç, Ormanlı, Kandilli, Gümeli belediye başkanları, lafa geldi mi mangalda kül bırakmayan STK Başkan ve yöneticileri… Çıkın artık ortaya. Ereğli ve Alaplı’nın en önemli gündem maddesi bunlar olmalı.
Hani hep diyoruz ya; ‘Tüyü bitmemiş yetimin hakkı’.
Bu gün adaletli olmayanlar, görevi olduğu halde bu işlere el atmayanlar…
Unutmayın!
Bu dünyada belki durumu idare edersiniz amma öbür tarafta o tüyü bitmemiş yetimler sizden bu haklarını söke söke alırlar.
Niyetimiz kimseyi rencide etmek, örselemek değil.
Tek beklentimiz adalet.
Hoşçakalın!..

 

Bu haber 1311 kez okunmuştur
Yorumlar
YORUM EKLE

Bu kategorideki diğer haberler